Anonim Ortaklıkta Rekabet Yasağı



A. ANONİM ORTAKLIKTA REKABET YASAĞINA TABİ KİŞİLER

1)  Yönetim Kurulu Üyeleri

Anonim ortaklıklarda, TTKm. 396 ile sadece yönetim kurulu üyeleri hakkında rekabet yasağı düzenlenmiştir.

Yönetim kurulunda bir üyeliğin boşalması halinde, TTK m. 363/I uyarınca yönetim kurulu tarafından geçici olarak seçilip genel kurulun onayına sunulan üyenin rekabet yasağına tabi olup olmadığı doktrinde ve uygulamada tartışılmıştır. Alman hukukunda, yönetim kurulunda bir üyeliğin boşalması durumunda gözetim kurulu tarafından yönetim kurulunda boşalan üyelik için geçici olarak yönetim kurulu üyesi atanmaktadır. Gözetim kurulu tarafından atanan geçici yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği kabul edilmektedir.Buna gerekçe olarak, kısa bir süre için görev yapacak olan geçici yönetim kurulu üyelerinin başka ticari faaliyetlerde bulunmaktan alıkonulmalarının yerinde olmadığı düşünülmektedir. Türk hukuku bakımından, TTK m. 363/I uyarında geçici olarak seçilen yönetim kurulu üyeleri diğer yönetim kurulu üyeleriyle aynı hak ve yetkilere sahip olduğundan TTK. m. 396 bakımından rekabet yasağı kapsamında değerlendirilmelidir.

2)  Murahhas Üye Ve Müdürler

TTK.m. 370/II’ye göre yönetim kurulu tarafından tayin edilen murahhas yönetim kurulu üyelerinin de evleviyet gereği rekabet yasağına tabi olduğu kabul edilmektedir.

Yönetim kurulu üyesi veya ortaklardan olmayan müdürler ile TTK m. 370/II’e göre  genel kurul veya yönetim kurulu tarafından tayin edilen murahhas müdürler ise, yönetim kurulu üyesi sıfatını haiz olmadıkları için, rekabet yasağının kapsamında değerlendirilemezler.

3)  Tasfiye Memurları

Tasfiye memurlarının rekabet yasağına tabi olup olmadığı konusunda ise, her somut olayın şartlarına göre farklı sonuçlara varmak mümkündür. TTK. m. 536/I uyarınca esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiye,yönetim kurulu tarafından yapılır.” Bu durumda tasfiyeyi gerçekleştirecek olan yönetim kurulu üyelerinin ortaklığa ilişkin bilgileri kullanarak, tasfiye işlemlerini kendi menfaatleri doğrultusunda yönlendirmeleri mümkün olduğundan, tasfiyeyi yürüten ortaklığın eski yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağına tabi olduğu kabul edilmelidir. Ancak, esas sözleşme ile atanan veya genel kurul tarafından seçilen, yönetim kurulu üyeleri dışındaki tasfiye memurlarının rekabet yasağı kapsamında değerlendirilmeleri mümkün görülmemektedir. Alman hukukunda da tasfiye memurlarının rekabet yasağı kapsamı dışında olduğu kabul edilmektedir.

4)  Denetçiler

Anonim ortaklık denetçilerin sadakat yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak, kanunda denetçiler açısından bir rekabet yasağı mevcut değildir.

5)  Pay Sahipleri

Anonim ortaklıkta yönetim kurulu üyesi olmayan pay sahipleri rekabet yasağı kapsamında değildirler. Çünkü anonim ortaklıkta pay sahiplerinin, kişi ortaklıklarında olduğu gibi, ortaklığa karşı sadakat borcunun olmaması nedeniyle ortaklığı desteklemek ve ortaklıkla rekabet etmekten kaçınmak yükümlülükleri bulunmamaktadır.

B. ANONİM ORTAKLIKTA REKABET YASAĞININ KAPSAMI

Ticaret ortaklıklarında rekabet yasağına ilişkin olarak iki tür faaliyet yasaklanmıştır. Bunlar; ortaklık konusuna giren bir işin bizzat kendi veya başkası hesabına yapılması ve ortaklık ile aynı konuda faaliyet gösteren belirli türde başka ortaklıklara ortak olunması veya bunların yönetiminde yer alınması.

1)  Ortaklık Konusuna Giren Ticari İşler Yapılması

a.    İşlemin Şirket Konusuna Girmesi

TTK. m. 396/I’deki, “şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlem” in, ortaklık esas sözleşmesinde yeralan amaç ve konu maddesinde belirtilen sınırlar içerisinde mi, yoksa ortaklığın fiilen icra ettiği işlere göre mi tayin edileceği konusu öğretide tartışmalıdır. Hukukumuzda hâkim olan görüşe göre rekabet yasağının kapsamı fiilen icra edilen ticari işlere göre tayin edilir. Örneğin anonim ortaklığın esas sözleşmesinde şirketin faaliyet alanı oto yedek parça alım satımı, ithalat ve ihracatı, oto alım-satımı olarak kararlaştırılmış olup; ortaklık fiilî olarak sadece oto alım-satımı ile uğraşıyorsa şirket ortaklarının oto alım-satımı dışındaki ticari işlerle uğraşması rekabet yasağına aykırılık teşkil etmeyecektir. Anonim ortaklıkta yönetim kurulu üyelerinin tabi oldukları kanuni rekabet yasağına ilişkin olarak, Alman doktrininde de, rekabet yasağı kapsamındaki faaliyetlerin anonim ortaklığın fiili iştigal sahasına göre belirlenmesi gerektiği görüşü hâkimdir. Buna gerekçe olarak, ortaklık esas sözleşmelerinde genellikle amaç ve konu maddelerinin birçok ticari faaliyeti içerecek biçimde, son derece geniş kapsamlı olarak düzenlenmeleri gösterilmektedir. Bunun sonucu olarak, yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağının kapsamının hemen her türlü ticari faaliyet kategorisini kapsayacak şekilde çok geniş tutulması anlamına gelmektedir. 

Rekabet yasağının kapsamının belirlenmesinde ortaklığın somut işletme konusunun tespit edilebilmesi için ortaklığın ticari bağlantıları da göz önünde tutulmaktadır.Bu açıdan ortaklığın içinde bulunduğu ticari bağlantıları tayin etmek için ortaklığın gelecek için yaptığı planlar, henüz daha icra aşamasına getirilmemiş olan iş bağlantıları kurulması yolundaki çalışmalar ya da ortak veya yöneticilerin sahip oldukları mesleki unvanlar gibi çok çeşitli faktörler göz önünde tutulmalıdır.

Alman doktrininde, rekabet yasağı kapsamına giren faaliyetlerin belirlenmesinde esas alınan ticari faaliyet alanının geniş yorumlanmakta ve işletmenin gelecekteki gelişme ve büyüme olasılığı, yan ticari dalların da bu kapsamda ele alınması gerektiği düşünülmektedir.

Ticari faaliyet dalı ne olursa olsun her türlü ticari işletme tarafından icra edilen işlemler, rekabet yasağı kapsamına girmez. Örnek olarak, bir tesisin satın alınması bu nitelikte bir işlemdir. Ancak böyle işlemler ile ortak, ortaklığın önüne gelmiş olan bir ticari fırsatı kendisi değerlendirmiş durumda ise, yani bir bakıma ortaklığın ticari fırsatlarını kendine mal etmiş ise, rekabet yasağına aykırılık söz konusu olabilecektir. Örneğin, ortağın bir tesisi tekrar ortaklığa kiralamak amacıyla devralması halinde böyle bir durum söz konusudur.

Ortaklığın esas sözleşmesinde belirtilen ticari faaliyet alanını sonradan alınacak bir kararla genişletmesi ya da daraltması mümkündür. Böyle bir karar, esas sözleşme değişikliği gerektirdiği için, anonim ortaklıklarda TTK. m. 421/I’ de düzenlenen nisaplara uyularak ortaklık konusunun genişletilmesi veya daraltılması mümkündür. Bu durumda, rekabet yasağının kapsamı da, değişikliğe paralel olarak daralacak ya da genişleyecektir.

b.   İşlemin Ticari İş Olması

Ortaklar tarafından yapılan bir iş veya işlemin rekabet yasağı kapsamında değerlendirilebilmesi için o işin ortaklığın fiilen uğraştığı bir ticarî iş olması gerekmektedir. Bu yüzden kişisel temel ihtiyaçların giderilmesine için yapılan işlemler, ortaklığın fiilî olarak uğraştığı işlerden olsa bile rekabet yasağına aykırı değildir.

c.    İşlemin Kendisi veya Başkası Adına Yapılmış Olması

TTK. m. 396/I’e göre, anonim ortaklıkta bir ortak, ortağı olduğu şirketin yaptığı ticari işler türünden bir işi, diğer ortakların izni olmaksızın kendi veya başkası hesabına yapamayacaktır.

Bir limited ortaklıkta müdür, anonim ortaklıkta yönetim kurulu üyesi veya herhangi bir ticari işletmede ticari mümessil veya vekil olunması “başkası hesabına hareket” sayılır ve bu durum rekabet yasağına aykırılık oluşturur.

2)  Ortaklıkla Aynı Tür Ticari İşlerle Uğraşan Bir Ortaklığa Sorumluluğu Sınırlandırılmamış Bir Ortak Olarak Girilmesi

TTK.m. 396/I’de ticaret ortaklıklarında rekabet yasağına ilişkin olarak, ortaklık konusuna giren işlerin kendisi veya başkası hesabına yapılmasından başka, başka ortaklıklara belirli sıfatlarla dahil olunması da rekabet yasağı kapsamında değerlendirilmektedir. 

Başka ortaklıklarda belirli sıfatlarda görev alınması durumunda, ortağın, ortaklık hakkında sahip olduğu bilgileri görev aldığı diğer ortaklık veya kendi menfaati için kullanmasının mümkün olabilmektedir. Bu bakımdan, ortağın başka ortaklıklarda belli sıfatları haiz olarak görev alması rekabet yasağı kapsamında değerlendirilmektedir.

Rekabet yasağının diğer bir ortaklığa ortak olunmasını kapsadığı hallerde, diğer şirketteki ortak sıfatının elde ediliş biçimi (sözleşme, bağış veya ölüme bağlı tasarruf) bu açıdan önem taşımaz.

Tüm ortaklık tipleri için farklı içerik ve kapsamda olan başka ortaklıklara katılma yasakları, tüm ticaret ortaklıkları bakımından, sadece aynı konuda faaliyet gösteren ortaklıklara dâhil olunması ile sınırlı olarak geçerlidir. Bu bakımdan ortağın, farklı bir faaliyet alanındaki ortaklığa katılması durumu haksız rekabet yasağına aykırılık teşkil etmeyecektir.

TTKm. 396 uyarınca, anonim ortaklık yönetim kurulu üyeleri, bir kollektif ortaklığa ortak olamayacakları gibi bir komandit ortaklığa da komandite ortak olarak katılamazlar.

Bir adi ortaklığa ortak olunması sınırsız sorumluluk doğuracağından, bu durumun da rekabet yasağına aykırılık oluşturacağı kabul edilmelidir.

Buna karşılık, yönetim kurulu üyelerinin; iştigal konusu aynı olan bir komandit ortaklıkta komanditer ortak, bir limited ortaklıkta ortak veya diğer bir anonim ortaklıkta pay sahibi olmaları, kanuni rekabet yasağı kapsamında değildir.

3)  Anonim Ortaklıkta Yönetim Kurulu Üyeliğinden Ayrılma Durumunda Rekabet Yasağı

Anonim ortaklıklarda kanuni rekabet yasağı, kural olarak yönetim kurulu üyeliği süresince devam etmekte ve üyeliğinin sona ermesi ile de sona ermektedir. Diğer yandan yönetim kurulu üyesinin görevinin sonra ermesinden kısa bir süre önce yapmış olduğu bazı faaliyetlerin rekabet yasağı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini anlayabilmek için ikili bir ayrıma gitmek gerekmektedir. Bu ayrım yönetim kurulu üyesinin bulunduğu faaliyetlerin niteliği yönünden olacaktır. Buna göre, yönetim kurulu üyeliğinden ayrılacak olan üyenin, üyeliğinin sona ermesinden kısa bir süre önce gerçekleştirdiği faaliyetler eğer ileride yapacağı ticari faaliyete ilişkin hazırlık çalışmaları niteliğinde ise bu faaliyetler rekabet yasağı kapsamında değerlendirilemeyecektir. Hazırlık çalışmalarına örnek olarak dükkân kiralanması, personel işe alınması, depo tutulması verilebilir. Diğer taraftan,yönetim kurulu üyesinin faaliyetleri hazırlık çalışmaları boyutunu geçiyor ve ticari faaliyet için bağlantı kurulması niteliğinde ise rekabet yasağına aykırılık oluşturacaktır. Bağlantı kurma faaliyetlerine örnek olarak yönetim kurulu üyesinin anonim ortaklığın mevcut veya olası müşterileri ile ileride bulunacağı ticari faaliyet için anlaşmalar yapması gösterilebilir.

Yönetim kurulu üyeliği sona eren kişinin rekabet etme yasağının devam edip etmeyeceği hususunda farklı görüşler mevcuttur. Bir görüşe göre, yönetim kurulu üyeliği sona eren kişinin dürüstlük kuralı gereği rekabet etme yasağının üyeliği sona erdikten sonra da devam etmesi gerektiği yönündedir. Diğer bir görüşe göre, dürüstlük kuralının kapsamının genişletilmesi sonucu yönetim kurulu üyeliği sona eren kişinin ticari faaliyetlerde bulunmasının kısıtlanması adil sonuçlar doğurmayacağı gerekçesiyle, yönetim kurulu üyeliği sona eren kişinin rekabet etmeme borcu da sona ermektedir.

4)  Rekabet Yasağının Kaldırılması

Anonim ortaklıklarda, yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağını düzenleyen hüküm emredici hüküm olmadığından, rekabet yasağının kaldırılması mümkündür. Rekabet yasağı genel kurul tarafından kaldırılabilir.Yine rekabet yasağının esas sözleşme ile de kaldırılabileceği Türk doktrininde çoğunlukla kabul edilmektedir.

5)  Rekabet Yasağına Uyulmamasının Hukuki Sonuçları

TTK. M. 396/I’de anonim ortaklıkta yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağına uymamalarının hukuki sonuçları düzenlenmiştir. Buna göre ortaklığın üç seçimlik hakkı bulunmaktadır.

a.    Zararın Tazmini

Yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağına aykırı davranması sonucu şirket uğramış olduğu zararların tazminini isteyebilecektir. Bunun için ortaklığın bir zarara uğradığını, ilgili yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağına aykırı eylemini, bu eylem ile zarar arasındaki uygun illiyet bağını ve zararın miktarını ispat etmesi gerekmektedir.

b.   Yapılan İşlemin Şirket Adına Yapılmış Sayılması

Rekabet yasağına aykırı iş veya işlemin yönetim kurulu üyesi hesabına yapılması durumunda, ortaklık, TTK. M. 396/I uyarınca yapılan bu iş veya işlemin ortaklık adına yapılmış sayılmasını isteyebilecektir

c.    İşlemden Doğan Menfaatin Ortaklığa Devri

Yönetim kurulu üyesi, üçüncü kişi hesabına bir sözleşme yapmışsa, bu sözleşmeden doğan hukuki ve ekonomik menfaatlerin şirkete devri istenebilecektir.

d.   Diğer Haklar

i.Rekabet Yasağına Aykırı Davranan Yönetim Kurulu Üyesinin Azli

Rekabet yasağına aykırı davranan yönetim kurulu üyesinin genel kurul tarafından azledilmesi mümkündür. Bu nedenle yönetim kurulundan azledilen kimseye tazminat ödenmesi gerekmemektedir.

ii.Haklı Sebeple Fesih

Azınlık paya sahip ortakların bazı durumlarda ortaklığın feshini isteme hakları bulunmaktadır. Eğer yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağına aykırı davranışı, aynı zamanda azınlık pay sahiplerinin ortaklık haklarını zedeliyor ise, mahkemece ortaklığın feshine karar verilebilecektir. 

e.    Hakların Kullanma Süreleri ve Yetkili Mahkeme

Yukarıdaki haklar, rekabet yasağına aykırılık teşkil eden eylemin öğrenilmesinden itibaren 3 ay içinde ve aykırılığın gerçekleşmesinden itibaren herhalde 1 yıl içinde kullanmalıdırlar. Bu haklar, ortaklığın merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemelerinde ileri sürülebilecektir.








© 2020 Cektirlaw